Ana içeriğe atla

BU ZAMANIN İŞLERİ


BU ZAMANIN İŞLERİ

 Şu günler arıcılık açısından önemli işlerin yapıldığı zamanlar.Aslında basit,ama mevsimsel işler...Bunlarda neler dersek temelde benim gördüğüm 3 önemli iş...Bunlardan ilki Hasat sonu varroa mücadelesi...Yıllardır varroa mücadelesinde değişik teknik ve metodlarla uğraştım.Ama daha basidi varken zoru tercih ettik...Bu yılda bizde herkesin yaptığı formik asid kullanımına geçtik.Bloklardan ve internedden çok araştırdım,okudum,inceledim...Kendime göre daha basit gördüğüm tekniği kullandım.Hasad yapılan kovanları akşam üstü saat 19.30 gibi iftar önünde formikledim.Bu iş için plastik tas ve havlu peçete kullandım.Kovanların içine yeterince havlu peçete yaprağını koparıp bıraktım.Üzerine plasdik tasdan kovan gücüne göre tahmini miktarda  formik asid damlatıp kovanı kapattım.Bu işi yaparken formik asid bulunan tası kendimden uzak tutup solunum sırasında buharını almadım.Çünkü:Çok çabuk buharlaşıyor.Asidleri kullanırken yakınınızda bol miktarda temiz su bulunmalı.Çünkü:Vücuda temas etmemeli.Edersede hemen bol su ile yıkanmalı.Ben formik asidi %85 lik doğal haliyle kullandım.Sonuçlar gerçekden iyi gözüküyor.Gerçek sonucu 3 hafta sonra yeni çıkan yavrularda inşallah kanatsız hiç arı olmayacak.O zaman alacağım...
 Diğer bu zamanın işlerinden biriside arılıkdaki yersiz kovan terklerini önlemek...Bu ayda arı terkleri çok görülür.Arı terklerinin benim gördüğüm iki sebebi var...1-Kovanın hiç bal stoğu olmaması 2-Güvenin petekleri kaplaması...Kovanda bal stoğu zayıfsa arı strese girip kovan terki yapar.Onun için genel olarak zayıf kovanlar kekle takviye yapılmalı.Ama kekler katıksız kokusuz sade olmalı.Katkılı kekler zayıf kovanların yağmalanmasına sebeb olur.Güveden korunmanın yolu ise daha basit...Genel olarak kovan tabanına çıtalar çok yakınsa altından arı geçemiyorsa güve kurdu kovanı kaplar.Bu durum kovanın gücü ile ilgili değil yapımı ile ilgili bir konudur.Bu bakımdan çıta altından arı rahatça geçmelidir.Arı kovan içi temizliği yaparsa güve kovanda barınamaz.
 Son olarak da güz yavrusuna teşvik...Şu günler çevrenizde polen kaynakları yeterli ve nektarda arıya yetecek kadar varsa resimde görüldüğü gibi arı güz yavrusuna geçiş yapacaktır.Bizim arılıkda maşallah güz yavrusu sorunu şimdilik görünmüyor.Arılıkda ana arılar yumurta atmıyorsa arılığın yeri değiştirilip bir miktar şerbet desteği sağlanırsa yavru sorunu kalmayacaktır.Biz şimdi tüm hazırlıkları çam balı için yapıyoruz.Geçen hafta sonu 3 gün bal hasad işlerini tamamladık.Yaz balını hasad ederek mevcut müşterilerimize hemen verdik kalan balda isteğe göre veriliyor.Satışı evden yapıyoruz.Bu konuda sıkıntımız olmuyor.
İnşallah verdiğimiz bilgiler siz arıcılara destek sağlayacaktır.Kolay gelsin.İşleriniz kolay,hasadınız bol,arılarınız güçlü olsun.

ARICI-07

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ARI SOKMASI VE KORUYUCU TEDBİRLER...

  Arı sokması sokulan bölgede görülen lokal reaksiyon ile vücutda görülen genel reaksiyon olmak üzere ikiye ayrılır.Lokal reaksiyonda arının soktuğu bölgede kızarıklık veya şişlik oluşur.Buna bağlı kaşınma ortaya çıkabilir.Genel reaksiyonda ise vücudun tümü üzerinde genel bir tepki reaksiyonu ortaya çıkar.Bu sırada;solunum güçlüğü,karın ağrısı,kusma çarpıntı ve baygınlık olabilir.Boğaz kaslarının gerilmesi ile solunum zorluğu oluşabilir.Hatda hasta boğulabilir..Bu olaya''Anaflaksi'' denir.Diğer bir deyişle ''anaflaktik şok'' adıda verilir. Arı sokması sokulan yerin şişmesine neden olur. Bu da insana acı verir ve sinirli yapar. Sokan arıların çokluğuna göre, miskinlik, başağrısı, titreme, kaşıntı gibi reaksiyonlar da görülebilir.   Arı zehirinin kendine özgü keskin bir kokusu vardır. Bu zehir kokusunun yayılması diğer arıları da hırçınlaştırır. Eğer bir arı soktuğunda gerekli önlemler alınmazsa, aynı yerden başka arılar da sokmaya çalışır. Onun için...

DEVAM EDİYORUZ...

Değerli dostlar,eskisi kadar çok olmasada, mübelasız sakin arıcılığa devam ediyoruz.Arılarımız sıkıntısız dersek zor... Yabani domuzlar,rahatsız ediyor.Sanki ayılar öğretti,onlara...Değil,iki bacaklı ayılar varya,hastalıklı  mumlu çerçeveleri sağa sola atan,kendisi arıcı olamayan,ama geçinenler...Sağa sola bıraktıkları mumlu çıtaları yemeye alışan domuzlar,Orman içinde çıta kokusunu,arı kokusunu alınca gelip arılıklara zarar veriyorlar.Kovanları deviriyorlar.Kabaklarını burunlarıyla açıyorlar.Arılara zarar veriyorlar.Öyle olunca uyarıcı şeritler çektik.Kovan kapaklarını vidaladık.Şimdilik bir nebze uzaklaştırdık... Bu yıl mevsim çok kurak,sert geçti.Güz yağmurlarını yeni aldık.Ballı,polenli güz bitkileri kışa girerken anca açıyor.Bakalım arılara katkısı,yavru ve bal bakımından olacak mı? Bende beklemedeyim. Artık ağır kovanlardan vaz geçtik.8 çıtalı kovanlarla çalışıyorum.2 yıldır kullanıyorum.Ağaç değil.18 mm kavak kontrasından kendim yaptım.Tabanlarınıda 6 li plastik taban kullan...

NOSEMA VE ARI HASTALIKLARINDA ETKİLİ YÖNTEMLER

Bu yıl sıcak birazda kurak bir sonbahar mevsimi yaşamaktayız.Bunun avantajlarını görmek oldukça güzel.Çünkü;Arılarda yavru çıkarma hızı tüm hızıyla devam ediyor.Arıları iyice sıkıştırarak 4-6 çıta aralığında daralttık.Ayda iki üç kez toz vitamin-sıvı polivit (Çocuk vitamini)  ve antibiyotik  destekli şurub veriyorum. Çünkü;Arılarda nosema ve buna bağlı sindirim sistemi ağırlıklı hastalıklar güz yada erken ilk bahar döneminde kovanın sönmesine yol açar.Arıcı bu hastalığa ''gidip dönmez ''hastalığı adını koymuş.Değerli arıcılar; Bal mevsiminde yada bal hasat edeceğiniz zamanda kimyasal kökenli ve antibiyotik ilaçlar kullanmayınız.Bu tür ürünler,balda kalıntıya yol açar.Sattığınız bal tahlile giripde antibiyotik,yada kimyasal akıntı çıkarsa cezası oldukça ağır olur.15-20.000 gibi cezalara maruz kalabilirsiniz.Ancak,bal mevsiminiz bitmişse arılardan bal hasat etmeyecekseniz,Bu yukarda isimlerini yazdığım ürünlerden 50 kg şeker için 100 gr toz vitamin,2 adet polivit...